Home » Akordeon Tarihi

Akordeon genel anlamda, portatif, körüklü bir müzik çalgısıdır. Akordeon ilk biçimini 1822 yılında Berlin’ de Buschmann’ ın, handaolin veya el armonikasını elle çalınacak biçime aktarmasıyla oluşmuştur. Daha sonra 1827′ de Fransız Buffet, Akordeon’a bugünkü biçimini vermiştir. Bugün kullanılmakta olan Akordeon’a en yakın tip 1829′ da ortaya çıktı. 1872′de de Avusturya’da Akordeon adını aldı. İlk akordeon tiplerinde, diatonik sesler vardı. 1910 yılından itibaren kromatik sesler ve baslar eklenen bu çalgı, en kusursuz gelişmiş biçimini aldı. Sesinin çıkması, körüğün açılıp – kapanması ile oluşan hava basıncının, alaşımlı dilciklere çarpması sonucu sağlanır. İki kayışla her iki omuza asılır. Genel anlamda 2 tip akordeon’un varlığı kabul edilir. 1. Oyano tip, 2. Düğmeli Akordeon. Sağ el dokunaklarla ezgiyi çalarken, sol el hem körüğü hem de bas düğmelerini yöneterek, sağ ele tartım, eşliği yapar.

Bas düğmelerinden sesler düzen (akor) halinde çıkar. Çeşitli büyüklüklerde yapılır, Sonoritesi (ses tonu)’ni değiştiren düğmeleri de vardır. Notası iki dizeğe yazılır. Üstteki dizeğe yazılan notalar, ikinci çizgi Sol açkısı ile alttaki dizeğe yazılan notalar, dördüncü çizgi Fa açkısı ile yazılır. Üstteki notaları sağ el, alttaki notaları sol el çalar. Kromatik ve diatonik aralıklarla bütün dizimlerde çalabilir. Ses dizisi genişliği, tiplerine göre değişir. Beş sekizli dokunaklı ve 132 başlı Akordeonlar dahi yapılmıştır. Tatlı, kıvrak bir sesi vardır. Ezgisel işlemlerin her çeşidini kolaylıkla çalabilir.